Evrenin oluşumu hakkında tarih boyunca değişik görüşler ortaya atan bilim adamlarının iki farklı modelden birini savunduğu görülür. Newton ‘ın ortaya attığı, hareketsiz ve başlangıcı olmayan evren görüşü ve çoğu bilim insanı tarafından kabul gören, evrenin bir başlangıcının olduğu görüşüdür. Nedeni ise astronomideki son buluşların evrenin sürekli bir genişleme içinde olduğunu göstermesidir.

Big Bang teorisi (Büyük Patlama Teorisi)’ne göre; evren bundan yaklaşık 15 milyar yıl önce büyük bir patlamayla oluşmaya başladı. Büyük Patlama adı verilen bu patlama sonrasındaki süreçte gök adalar, yıldızlar, gezegenler ve diğer gök cisimleri meydana geldi. Büyük Patlama Teorisi bazı soruları hala cevaplayamamaktadır. Örneğin patlayan şeyin ne olduğu ya da bu patlamaya neyin sebep olduğu henüz tam olarak açıklanamamaktadır. Bilim insanları günümüzde bu konuyla ilgili yeterli bilgiye hala ulaşamamış olsalar da çalışmalarına devam etmektedirler

Big Bang teorisinin en önemli aşamaları nelerdir?

  • 1920`de Belçikalı astronom Georges Lemaitre, Einstein`ın genel görecelilik kuramına dayanarak evrenin bir başlangıcı olduğunu ve bu başlangıçtan itibaren sürekli genişlediğini ileri sürdü ve ayrıca, bu başlangıç anından arta kalan radyasyon üzerinde çalışma yapılırsa önemli verilere ulaşılacağını belirtti.
  • Amerikalı astronom Edwin Hubble kullandığı dev teleskopla gökyüzünü incelerken, yıldızların uzaklıklarına bağlı olarak renklerinin de değiştiğini ifade etti. Ona göre yıldızlar hem dünyadan hem de birbirinden uzaklaşıyordu. Hubble`ın ortaya koyduğu bu gözleme göre evren genişliyorsa başladığı bir nokta da olmalıydı. İşte bu nokta çok büyük çekim gücü nedeniyle sıfır hacme sonsuz yoğunluğa sahip bir noktaydı. Evren, sıfır hacme sahip bu noktanın patlamasıyla ortaya çıkmıştı. Bu patlamaya “Bing Bang” dendi.
  • 1948 yılında George Gamov`da evrenin büyük patlamayla oluştuğunu ve bu patlamadan arta kalan radyasyonun olacağını belirtti. Üstelik bu radyasyon evrenin her yanında eşit olmalıydı. Bu durumun açıklanması çok uzun sürmedi. 1965 yılında, Arno Penzias ve Robert Wilson adlı iki araştırmacı radyo teleskoplarındaki kaynağı belli olmayan bir gürültüyü gidermeye çalışırlarken sonradan “kozmik fon radyasyonu” adını verdikleri radyasyonu keşfettiler. Bu, evrenin tümüne dağılmış bir radyasyondu. Böylece uzun süredir evrenin her yerinden eşit ölçüde alınan ısı dalgasının Big Bang`ten günümüze gelmiş olduğu ortaya çıktı.
  • Kozmik fon radyasyonu=fon ışıması: uzayın her yanından gelen bu ışıma Evren`in başlangıcını oluşturan büyük patlamadan arta kalan enerjinin göstergesidir.
Yorum Yapın

Yapılan Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış